Bazı hikâyeler kelimelerle anlatılır. Bazılarıysa sıcak bir pideye, incecik kesilmiş dönere, tereyağının kokusuna ve sofraya buyur eden bir gülümsemeye saklanır.
Kebapçı Hüseyin’in hikâyesi de böyle başlar…
Takvim yaprakları 1976’yı gösterdiğinde, Bursa’nın kalbinde bir usta kendi öyküsünün ilk sayfasını açar. Adı Hüseyin’dir. Ellerinde emeği, gönlünde misafirine duyduğu saygı, ustalığında ise Bursa’nın kuşaktan kuşağa aktarılan lezzet mirası vardır.
Onun için kebap yapmak, bir tabağı hazırlamaktan çok daha fazlasıdır. Her kesimde incelik, her lokmada denge, her sofrada özen ister. Çünkü ustalık, aynı lezzeti yıllar boyunca aynı titizlikle sunabilmektir.
Sabırla geçen günler yıllara dönüşür. Bursa’nın sokakları değişir, yeni semtler kurulur, sofraya oturan çocuklar büyür; bir gün kendi çocuklarının elinden tutup gelir. Hüseyin Usta’nın sofrasında tanıdık bir lezzet, tanıdık bir sıcaklık bulurlar.
Zaman değişir, Bursa değişir… Ama o lezzet hiç değişmez.
Yarım asır boyunca bu sofrada yalnızca kebap sunulmaz. Hatıralar birikir, dostluklar kurulur, bir şehrin misafirperverliği yaşatılır. Hüseyin Usta’nın emeğiyle büyüyen hikâye, oğlu Mutlu Usta’nın ellerinde yeni sayfalar kazanır. Babadan oğula aktarılan, tarifle birlikte bir meslek ahlakı, bir sofra kültürü ve lezzete verilen sözdür.
Bugün Kebapçı Hüseyin adı, yaklaşık 160 yıllık Bursa kebabı geleneğinin içinde, yarım asırlık kendi hikâyesini taşır. Her tabakta geçmişin hatırası, bugünün emeği ve geleceğe bırakılacak bir miras vardır.
Şubelere hızlı ulaşım ↗

